GÖREVE İADE EDİLEN ASKERİ PERSONELİN OYAK REZERVLERİNİN EMSALLERİYLE AYNI SEVİYEYE GETİRİLMESİ

Ordu Yardımlaşma Kurumu (OYAK),  205 Sayılı Kanun ile kurulmuş; TSK üyelerine; mali ve sosyal haklar sunan bir kuruluştur. Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı bünyesinde çalışan muvazzaf subay, sözleşmeli subay, muvazzaf astsubay, sözleşmeli astsubay ve uzman jandarmalar OYAK’ın daimi ve zorunlu üyeleridir. Buna ek olarak, bu kurumlar bünyesinde görev yapan uzman erbaşlar da isteğe bağlı olarak  OYAK üyeliğine başvurabilirler.

TSK’dan ihraç edilen askeri personel, idari yargı davası sonucunda göreve iade edildikten sonra ihraç nedeniyle mahrum kaldığı hakları talep edebilir. Göreve geri iade edilen askeri personel, çalışma hayatı boyunca OYAK’a ödeme yaptı ise göreve iade sonrasında da OYAK üyeliğinin yeniden ihyası için başvuru yapabilir. Ancak,  görevden ihraç edilmemiş ve kendi rütbesine denk olan emsallerinin OYAK rezervleri yıllar içinde artmış olacaktır. Bu nedenle, görevden uzakta kalınan sürede OYAK üyeliği aktif olmayan askeri personelin kendi emsalleriyle OYAK birikimleri arasında belli bir fark oluşacaktır. Bu oluşan farkın, bağlı bulunan kurum tarafından karşılanarak OYAK’a ödenmesi gerekmektedir. Bu konuda tarafımızca açılan davalarda verilen emsal kararlar ve yüksek mahkeme kararlarının bir kısmına makalemizin içinde değinilmiştir.

Somut bir uyuşmazlıkta, davacının hukuka aykırı idari işlemle görevden ihraç edildiği idari yargı kararı ile kesinleşmiştir. Daha sonra, askeri personel görevden uzak kaldığı sürelerde kendi rütbesine denk olan emsalleri ile OYAK rezervlerinin aynı seviyeye getirilmesi için idareden talepte bulunmuştur. İdarenin talebimizi reddi üzerine açmış olduğumuz emsal bir davada şu şekilde karar verilmiştir:

“..Uyuşmazlıkta; davacının OYAK üyeliğinin Türk Silahlı Kuvvetleri mensubu olmasının ayrılmaz ve doğal bir sonucu olduğu, 7075 sayılı Kanun’a göre göreve iade edilenlere mali ve sosyal hakların ödenmesi gerektiği, mali ve sosyal haklar kapsamına kamu görevinde bulunmama nedeniyle mahrum kalınan tüm mali ve sosyal hakların girdiği, OYAK nemalarındaki emsalleri arasında oluşan farkın da bu kapsamda olduğu anlaşılmaktadır.

Bu durumda, aktarılan mevzuat uyarınca, OYAK kesintilerinin maaş üzerinden hesaplanarak Kurum hesabına yatırıldığı hususunda şüphe bulunmadığı ve aidat kesintisinin yapılmasının ön koşulunun da kurum üyeliği olduğu görülmekle, davacının OYAK üyeliğinin hukuka aykırılığı Komisyon kararıyla ortaya konulan işlem nedeniyle sonlandığı ve OYAK aidatlarının da bu nedenle ödenmediği, 205 sayılı Kanunun 24. maddesi uyarınca davacıya aidat ödediği süreye karşılık olarak kar payı hesaplaması yapılması gerektiği anlaşıldığından, davacının statü dışında geçirdiği süreler nedeniyle emsallerinin seviyesine ulaşabilmek adına, kar payı farkı ve emsal fark tutarının davalı idare tarafından tazmin edilmesi gerekmektedir.”

OYAK üyeliği, askeri personelin görevine bitişik olan bir üyeliktir. Bu nedenle, idari yargı kararı ile göreve iade edilen personelin geçmişe dönük mahrum kaldığı tüm hakların iadesi gerekmektedir. Dolayısıyla, göreve geri iade sonrasında ortaya çıkan kar payı farkı ve emsal farkı tutarlarının belirlenerek bağlı bulunan kurum tarafından karşılanması gerekmektedir.

Anayasa’nın 125. Maddesi gereği, “İdare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.” hükmü uyarınca hukuka aykırı işlemle görevden ihraç edilen personelin, OYAK rezervlerinde oluşan eksiklik idare tarafından karşılanmalıdır.

Hukuka aykırı idari işlemler nedeniyle uğranılan gerçek zararların idarenin mali sorumluluğu ve tazmin borcu çerçevesinde değerlendirilip, hukuka aykırılığı saptanan işlem sonucu ortaya çıkan bireysel zararların karşılanması, Anayasa’nın 125.  maddesi  ve 2577 sayılı Kanunun 2. maddesinde öngörüldüğü üzere hukuk devleti ilkesinin bir gereğidir.

Danıştay 12. Dava Dairesi’nin 2022/3921 E. 2023/3060 K. No’lu kararı emsal niteliktedir.  Danıştay 12. Dairesi 31.05.2023 tarihinde vermiş olduğu kararında, ilgili karara konu yargılamaya ilişkin ilk derece idare mahkemesinin kararının kaldırılarak bozulması yönünde hüküm kurmuştur.

İlgili kararda şu hükümlere yer verilmiştir:

“.. Davacının OYAK ikramiyesi ve kar payının, emsali personelin nema farkı tespit edilerek ödenmesi talebinin reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle; istinaf başvurusunun kabulü ile idare mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiş ise de; Bölge İdare Mahkemesi tarafından 7075 Sayılı Kanun’un 10. Ve 10/A maddelerinde yer alan “Bu kişiler kamu görevinden çıkarılmasından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz” düzenlemesi esas alınarak davanın reddine karar verildiği ve bu düzenlemenin de dava derdest iken Anayasa Mahkemesince iptal edildiği anlaşılmaktadır.

 Bu durumda Bölge İdare Mahkemesi kararına dayanak olan düzenlemenin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi sonucu oluşan yeni hukuki durum dikkate alınmak suretiyle Bölge İdare Mahkemesince yeniden değerlendirme yapılarak uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığından, dava konusu işlemin iptali ile tazmin işlemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına ilişkin idare mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabülü ile mahkeme kararının kaldırılması ve davanın reddi yolundaki temyize konu Bölge idare Mahkemesi kararında isabet bulunmamaktadır.

 .. Açıklanan nedenlerle;

1.)  2577 Sayılı Kanun’un 49. Maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne

2.)  Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali ile görevden ayrı kaldığı döneme ilişkin olarak OYAK rezervindeki birikimini emsalleriyle eşit düzeye getirecek miktarın yasal faiziyle birlikte tazmini istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin İdare Mahkemesi Kararı’na karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile İdare mahkemesinin kararının kaldırılması ve davanın reddi yolundaki temyize konu Ankara BİM 7. İdari Dava dairesinin 28.04.2022 tarih ve E. 2021/2899, K.2022/1111 sayılı kararın BOZULMASINA” ŞEKLİNDE KARAR VERİLMİŞTİR.

 Yukarıda alıntılanan kararda:  “Bu kişiler kamu görevinden çıkarılmasından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz” düzenlemesi esas alınarak davanın reddine karar verildiği ve bu düzenlemenin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiği açık olduğundan bozma kararı verilmiştir.  AYM Madde 125 uyarınca, idare kendi işlem ve eylemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür. Dolayısıyla, sorumluluk davalı idareye ait olup davacının OYAK rezervindeki birikimlerin davacının emsalleriyle eşit düzeye getirilmesi gerekmektedir.

Bir yanıt yazın