iŞÇİ AÇISINDAN KİŞİSEL VERİ KAVRAMI
6698 Sayılı Kanun’un 3. maddesinde ifade edilen kişisel veri kavramı: “Kimliği belirli ya da belirlenebilen gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgi” olarak tanımlanmıştır. Bu genel tanımda, ifade edilen “bilgi” kavramı bir iş ilişkisinde işçinin şahsi değerlerini, inançlarını, ekonomik durumu ile ilgili bilgileri veya sosyal çevresi ile ilgili bilgileri kapsar. Dolayısıyla işçiye ait bu türde verilerin, işçinin kimliğini açıkça belirten veya işçinin kimliğini belirlenebilir kılacak ölçüde işçiye aidiyetini ortaya koyması durumunda işçinin kişisel verisi kavramı gündeme gelir. İşçiyi diğer bireylerden ayıran özelliklerini ortaya koymaya elverişli her türlü bilgi de “kişisel veri” kavramının içine girmektedir.
İŞÇİNİN ÖZEL NİTELİKLİ KİŞİSEL VERİLERİ
KVKK m.6/1 uyarınca, hassas kişisel veri: “Kişilerin ırkı, etnik kökeni, siyasi düşüncesi, felsefi inancı, dini, mezhebi veya diğer inançları, kılık ve kıyafeti, dernek, vakıf ya da sendika üyeliği, sağlığı, cinsel hayatı, ceza mahkûmiyeti ve güvenlik tedbirleriyle ilgili verileri ile biyometrik verileri “özel nitelikli (duyarlı; hassas) kişisel veri”dir.
Dolayısıyla madde tanımında belirtilen veriler, bir başkası tarafından öğrenildiğinde işçinin mağdur olmasına yol açabilecek türde verilerdir. Bu nedenle, özel niteliği bulunan bu türde veriler, özel niteliği bulunmayan kişisel verilerin işlenmesinden daha sıkı bir yasal korumaya sahiptirler.
İŞ İLİŞKİSİNDE ÖZEL NİTELİKLİ KİŞİSEL VERİLERİN İŞLENMESİNDE İSTİSNALAR
“Sağlık ve cinsel” yaşama yönelik verilerin açık rıza olmaksızın işlenebilmesi için kanunda tahdidi olarak sayılan şartların gerçekleşmesi gerekmektedir. Örneğin, kamu sağlığının korunması açısından işçiye ait bir sağlık verisinin derhal işlenmesi zorunlu ise bu durumda işçinin açık rızası olmaksızın işçinin verileri işlenebilir.
İşveren çoğunlukla psiko-tanı yöntemleri yardımıyla işçiyi işe almadan önce psikolojik değerlendirme yaparak çalışanın kişilik özelliklerini belirlemeye çalışmaktadır. Kararlaştırılan işi gerçekleştirmek için gerekli ve ilgili olan performans, işçinin işe yatkınlığı ve motivasyonunu ölçmek amacıyla bir takım psiko-tanı yöntemleri uygulanmaktadır. Ayrıca, bazı iş sözleşmelerinde belirli bir işin yapılması durumunda çalışanın zihinsel yeterliliği ile ilgili test yapılması gereklidir. Bu gibi amaçlarla geliştirilen uygulamalar sonucunda işçinin sağlık verilerine ulaşılmaktadır. Bu türde gerçekleştirilen uygulama ve testler ile ulaşılan sağlık verileri, hassas kişisel veriler kategorisinde değerlendirilmektedir. Bu nedenle, işveren belirli bir işi gerçekleştirmek için psiko-tanı uygulamaları ve zihinsel yeterlilik testinin neden gerekli olduğunu ve bu işin bu şartı yerine getirmeden gerçekleştirilemeyeceğinde haklı olmalıdır. Ancak bu türde zorunluluk halleri var ise işin niteliği ile ilgili olmak şartıyla psiko-tanı uygulamaları ve zihinsel yeterlilik testleri yapılarak işçinin kişisel verileri işlenebilir. Bu türde kişisel veriler işlenirken sağlık verilerinin de işlenmesi sonucunu doğurabileceğinden yasal zorunluluklara uyulmalıdır.
